Çocuğunuz İkokula Hazır mı?

Çocuğunuz İkokula Hazır mı?

Her ne kadar okul öncesi eğitim çocukluk dönemindeki ilkokul deneyimi olsa da, aslında en ciddi okul deneyimi ilkokuldur. Okul öncesi bir anlamda ev yaşamının biraz daha kurallı ve sınırlı halidir. Yemek, uyku gibi rutinler vardır, bolca eğlence, oyun ve oyuncak. Okul öncesi öğretmenleri de çocuklara karşı anaç yaklaşımlar içinde olurlar.

Okul kuralları ya da sınıf içi kurallar gerektiğinde çocukların lehine olacak şekilde esnetilebilir. Etkinlikle düzenlenirken “Aktif-Pasif” şeklinde sıralanmasına özen gösterilir.

Okul öncesinde böyle bir okul yaşamı olan çocuk, ilkokula başladığı zaman bocalayabilir. Çünkü ilkokul, okul öncesine göre daha kurallı, kendine göre sınırları olan bir ortamdır. Orda amaç eğlenmek ve hoşça vakit geçirmekten çok okuma yazma öğrenmektir. Eğlenme ve dinlenme, adına teneffüs denilen kısa süreler içinde yapılır ya da yapılmaya çalışılır.

Bu şartlarda bir de çocuk ilkokula olması gerekenden daha erken başlarsa, yaşayabileceği zorluklar katlanarak artar. Bu nedenle anne babalar çocuklarının ilkokula başlaması için aceleci olmamalıdır.

Gelişimsel olarak baktığımızda bir çocuğun ilkokula başlayabilmesi için belli özelliklerde olması gerekir. Çocukların sadece zihinsel gelişim açısından öğrenebilme, bilgi transfer etme becerilerinin gelişmiş olması yeterli değildir. Zamanımızda 5-6 yaş grubunda pek çok çocukta bu beceriler zaten vardır. 5-6 yaş grubu pek çok çocuk sorduğu sorularla anne babasını şaşırtır, hatta köşeye sıkıştırır. Çabuk öğrenir, öğrenmeye meraklıdır, öğrendiklerini unutmaz, hatta bilgi transferi ve genelleme yeteneği gelişmiştir.

Tüm bunlar zihinsel gelişimi düşündüğünüz zaman ilkokula başlama ve okuma yazma öğrenme açısından yeterli gelebilir ama bunun kadar önemli olan başka gelişim alanları da vardır. Motor gelişim, sosyal- duygusal gelişim ve özbakım gelişimi

Motor gelişim açısından yeterli beceri düzeyine sahip olamayan çocuk, kalem tutma, defterini düzenli kullanma, el yazısı ile yazma konularında sıkıntı yaşayacak ve bu akademik başarısını da etkileyecektir.

Sosyal-duygusal gelişim açısından hazır olmayan çocuk ilkokulun kurallı yapısına uyum sağlamakta, kendini ifade etmekte, arkadaşlık kurmakta, sorunlarını çözmekte zorluklar yaşayacak ve bu akademik başarısını etkileyecektir.

Özbakım gelişimi açısından yeterli olmayan çocuk tuvalet ihtiyacını karşılama, kantin sırasına girme, beslenme ihtiyacını karşılama gibi konularda sıkıntı yaşayacaktır.

Gelişim bir bütündür ve birbirinden ayrı tutulamaz ilkesinden yola çıkarak baktığımızda, çocuklarımızın ilkokula hazır olup olmadığını değerlendirirken sadece zihinsel gelişimlerini değil, tüm gelişim alanlarını değerlendirmeliyiz.

Diğer gelişim alanları açısından hazır olmayan çocuğun yaşayacağı her sıkıntı, direk olarak akademik başarısını etkileyecektir.

Bunları göz önüne almadan çocuğunuzu ilkokula erken yaşta verdiğinizde, pişman olursanız geri dönüşü de yok maalesef. Çünkü bir çocuk için ilkokul yaşantısında zorluklar yaşayıp uyum sürecinin olumsuz yapılanması ne kadar olumsuz ise, ilkokuldan alınıp tekrar anasınıfına verilmesi de o kadar olumsuz ve travmatiktir.

Tüm bunların ışığında, çocukları sağlıklı gözlemlemek, yeterliliklerini ve daha az yeterli oldukları alanları iyi belirlemek anne babalar adına yol gösterici olacaktır.

Çocuğunuzun 5 değil 6 yaşında ya da 6 değil 7 yaşında ilkokula başlaması kaybedilmiş bir sene değil, aksine onun ve sizin adınıza kazanılmış bir sene olacaktır.

Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedInEmail this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir