Çocuk ve Ergen Psikolojisi

Çocukta Psikolojik Destek Ne Zaman Gerekli

Çocukların mutlu ve sağlıklı büyümesi, kapasitesini kullanabilen, karşılaştığı sorunlara uygun çözüm yolları üretebilen ve kendine güvenli bir şekilde yetişmesi ailelerin en büyük hayalidir. Bunun için çocukta her yaş döneminin ihtiyaçlarının bilinmesi ve karşılanması çok önemlidir. Çocukların temel ihtiyaçları kadar psikolojik, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarının da uygun biçimde karşılanması gereklidir. Büyüme ve gelişme dönemlerine uygun şekilde ihtiyaçları giderilmemiş çocuklarda çeşitli davranış problemleri ve psikolojik semptomlar ortaya çıkmaktadır. Bu durumda çocuk psikolojisi uzmanı, (çocuk psikoloğu) size gerekli psikolojik desteği vererek ve en uygun çözüm yollarını göstererek yardımcı olacaktır. Çocuk psikoloğu sizinle yaptığı görüşme, kullandığı test ve terapi teknikleri ile sorundan kurtulmanızı sağlayacak kişidir.

Çocuğun problemleri bazen aile dinamiklerindeki şartlardan kaynaklanabilmektedir. Böyle bir tabloda; çocuk, aile üyeleriyle beraber bir çalışma ve danışmanlık süreci eşliğinde değerlendirilerek,  sorunlar hızlıca ve etkili bir şekilde çözülebilmektedir.

Bazen çocuk çeşitli travmalar yaşamış ve ciddi psikolojik semptomlar yaşıyor olabilir. Bazen de problem uzun süredir devam ettiği için kronik bir hal almış olabilir. Sorunların ve çözüm yollarının daha derinleştiği böyle bir tabloda, çocuk uygun test teknikleri kullanılarak düzenli görüşmeler ve terapi desteği ile takip edilir. Uzmanımız, çocuğunuza uygulanacak testler, terapi modelleri ve görüşme sıklığı ile ilgili olarak sizi ilk görüşmeden sonra bilgilendirir.

Çok uzun süredir ciddi semptomlara sahip bir çocuğun problemlerini, uzmanın bir çırpıda ortadan kaldırması beklenmemelidir. Yaşanan sorun bir günde oluşmadığına ve bazen oldukça karmaşık süreçler içerebildiğine göre bir iki görüşme ile psikolojik semptomlar tedavi edilemeyebilir. Tedavi süreci, tedavinin etkili ve kalıcı olması amacıyla düzenli görüşmeler gerektirebilir.

Problemleri Ertelemeniz Çocuğunuzun Akıl Ve Ruh Sağlığını Tehlikeye Atar!

Ciddi semptomlar zamanında tedavi edilmezse ilerde çocuğunuzun akıl ve ruh sağlığının bozulmasına neden olabilir. Çocuktaki psikolojik sorunları hafife alıp, çocuktur geçer demeyin. Çocuğunuzun ruh sağlığını diğer hastalıkları önemsediğiniz gibi önemseyin. Çocuğunuzdaki küçük problemler ciddi semptomlara dönüşmeden gelirseniz problemlerin daha kısa sürede daha etkili ve geri dönüşsüz bir şekilde çözülebileceğini unutmayın. Bu nedenle çocuk ruh sağlığı konusunda da çocuk sağlığı konusunda olduğu gibi hassas davranarak, bilinçli anne babalar profilinde davranmanız, siz ve çocuğunuz için en iyisi olacaktır. Lütfen bazı dönemlerde problemlerinizin olmasını doğal kabul ederek, ertelemeden, doğru zamanda uzman desteği alın. Erken müdahale tüm sağlık alanlarında önemlidir.

Çocuğunuzu Çocuk Psikolojisi Uzmanı Rehberliğinde Bilinçli Büyütün!

Çocuğunuzun sağlıklı ve mutlu büyümesini desteklemek, ileride oluşabilecek problemlerinin önüne geçmek için çocuğunuzu profesyonel çocuk psikolojisi uzmanı danışmanlığında büyütebilir, gelişimini takip ettirebilir ve çocuğunuz büyürken sağlıklı iletişim kurma yollarını öğrenebilirsiniz.

Bir çocuk psikoloğuna sadece sorunlar oluştuğunda değil, çocuğunuzu uzman rehberliğinde bilinçli büyütmek için de gidebilirsiniz. Bu süreç anne-baba olmaya karar verme ile başlar. Yani hamilelik öncesi, hamilelik ve doğum sonrası, okul öncesi dönem ve orta öğretim dönemi şeklinde devam eder.

Çocuğun ve ailenin hayatını zorlaştırarak tüm ailede mutsuzluk yaratan psikolojik problemleri çözmek amaçlı;

Çocuğunuzun ve sizin yaşamınızı zorlaştırdığını gördüğünüz psikolojik sorunlar mutlaka çocuk psikolojisi konusunda eğitimli ve deneyimli bir uzman desteğiyle çözülmelidir.

Bu tür sorunlara ilaveten, çocuğunuzun hayatını olumsuz etkileyeceğini düşündüğünüz bazı değişiklikler ve olaylarda çocuğun etkilenmesini en aza indirmek ve durumlara uyumunu kolaylaştırmak amacıyla da çocuk psikoloğundan psikolojik destek alabilirsiniz.

Tüm bu durumlar aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Kardeş kıskançlıkları, aileye yeni bir bebeğin gelişi,
  • Boşanma ve ayrılıklar,
  • Aile içi ciddi problemler (işsizlik, kumar, alkol, çatışma ve kavgalar ),
  • Gelişimsel bozukluklar,
  • Kreşe, anaokuluna ve ilkokula başlamada zorluklar,
  • Okul değişiklikleri ve arkadaş dışlanmaları,
  • Okul başarısızlıkları ve ödev yapmada güçlükler,
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozuklukları,
  • Konuşma bozuklukları ve kekemelik,
  • Korku ve kaygı bozuklukları,
  • Yalnız kalmaktan korkma, yalnız yatamama,
  • Uyku ve beslenme bozuklukları,
  • Takıntı ve zorlayıcı tekrarlar,
  • İçine kapanıklık, ilişki kurmada güçlükler,
  • Anne veya babada psikiyatrik, psikolojik sorunlar,
  • Ailede yaşanan travmatik olaylar, kayıplar vs.,
  • Anneye aşırı düşkünlük, anneden ayrılma kaygısı,
  • Anne ve babayla yatmakta ısrar,
  • Gece kabusları, gece ağlayarak uykudan uyanmalar,
  • Gece diş gıcırdatmaları, uyku bozuklukları,
  • Gece ya da gündüz alt ıslatma, dışkı kaçırma,

Ergenlik Dönemi Fiziksel ve Psikolojik Özellikleri

Ergenlik dönemi, çocukluktan erişkinliğe geçişin yaşandığı, ergenin yoğun fiziksel ve psikolojik değişim ve gelişim yaşadığı çok önemli bir dönemdir. Vücuttaki yapısal değişikliklere ve çevreye uyum gerektiren bu dönem son derece duyarlı olunması gereken bir devredir. Çocukluktan çıkıp erişkinliğe ilk adımını atan insanın bedeninde ve biyolojik işlevlerinde meydana gelen değişikliklere alışması ve kabullenmesi, ayrıca fiziksel değişiklikleri nedeniyle çevresindekilerin kendisine karşı davranışlarına alışması gerekmektedir.

Ergenlikte Büyüme, Gelişme ve Olgunlaşma

Ergenlik dönemi (buluğ çağı) 10-21 yaşları arasında dalgalanmaların yoğun görüldüğü zor bir dönemdir. Bu dönem “fırtına-gerginlik” dönemi olarak da bilinir. Ergen bedensel, cinsel, sosyal ve duygusal anlamda farklı bir döneme girmiştir. Bu gelişim sahalarında yaşadığı süreçler sebebiyle ergen kendisini farklı hisseder ve çoğu zaman kendisini tanımlamakta güçlük çeker.

Yine bu dönem okulda kendisinden beklenen sorumlulukların arttığı, içgüdülerini kontrol ederek davranışlarında ölçülü olmasının beklendiği bir dönemdir. Ergen tüm bu değişim ve gelişimleri yaşarken, geleceği için meslek seçimi ve yaşam biçimi gibi konularda karar vermesi gerekmektedir

Ergenlik dönemi, duygusal dalgalanmalar yani duygulardaki ani iniş ve çıkışlarla bilinir. Yeni duyguları tatmak, bunları uç boyutlarda yaşamak coşku verdiği kadar yorucu da olabilmektedir. Ergenlerde yenilikleri deneme ve kendini çevresine kanıtlama çabası bazen tehlikeli girişimlere ya da bazı bağımlılıklara neden olabileceği için aynı zamanda genci bilgilendirmek ve bunaltmadan yakın takipte olmak gereklidir

Ergenler bu dönemde kendilerini çevrelerine olduğu gibi kabul ettirme çabasına girerler ve bağımsızlıklarını doyasıya yaşamak en büyük uğraşları olur. Bu nedenle zamanının büyük çoğunluğunu ev dışında geçirmeye çalışır ve nerede olduğunun sorulmasını da kimliğine bir saldırı gibi algılar. Gidilecek yerler, gidiş dönüş saatlerinin tartışılması sancılı olabilir. Gencin kendisine karışma olarak algıladığı bu durum aslında bir denetim değil, birlikte yaşayan insanların birbirine duyduğu saygı ve verdiği değerin göstergesidir. Sırf annesi ders çalış dediği için tepkisel davranıp ders çalışmayan öğrenci tepki göstermek adına kendi istediğini gerçekleştirememektedir.

Ergenlik Döneminde Aile İçi İlişkiler

Ergenlik dönemi hem ergen için ve hem de ergenin ailesi için zor dönemdir. Aile, ergeni anlamakta güçlük çekerken, ergen anlaşılma duygusunu tam olarak yaşayamadığını düşünür. Ebeveyn bu dönem, çocuğunu ne kadar iyi tanır ve hangi davranış, tutum ve tepkilerin ergenlikle ilişkili olduğunu ayırt edebilirse,  ebeveyn-ergen çatışmaları o denli az olur.

Ergenler, bağımsızlık istekleri doğrultusunda anne-baba ve ailenin diğer üyeleri ile tartışmalar yaşayabilirler. Bu çatışmalar genellikle kiminle arkadaşlık edileceği, eve dönme saatleri, sigara ve madde kullanımları, ders çalışma, telefon, bilgisayar kullanımı, kıyafet ve yemek gibi konulardır. Bazı durumlarda bu gibi sorunlar aile ve ergen arasında ciddi sorunlar çıkmasına neden olabilir. Çözüm için destek gereksinimi duyulan durumlarda, sorunlar büyümeden ve kişiler ve ilişkiler örselenmeden, çocuk ve ergen ruh sağlığı alanında çalışanlardan destek almak gerekir.

Ergenlik döneminde psikolojik destek alınmasını gerektiren durum ve sorunlar şunlardır;

  • Sınav kaygısı (TEOG.YGS.LYS )
  • Anksiyete bozuklukları
  • Depresif belirtiler ve depresyon
  • Öfke ve dürtü kontrol problemleri
  • Davranış bozuklukları
  • Takıntı ve tekrarlar
  • Fobiler,
  • Tikler,
  • Arkadaş ilişkilerinde sorunlar ve yalnızlık
  • Aile içi çatışmalar
  • Dikkat eksikliği, hiperaktivite sorunları
  • Okulda uyum sorunları, derslerde başarısızlık, ilgisizlik okula gitmeme
  • Bağımlılık sorunları (cep telefonu, internet, oyun, madde vs. )
  • Cinsel kimlik bozuklukları
  • Uyku ve yeme bozuklukları